|
1. Marka Nedir?, Hizmet Markası Nedir?, Ortak Marka Nedir?,
Garanti Markası Nedir?
a) Marka Nedir?
Marka, bir
teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal
veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi
adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler,
sayılar, malların biçimi ve ambalajlarının gibi çizimle
görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı
yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü
işaretlerdir. Marka, mal veya ambalajı ile birlikte tescil
ettirilebilir. Bu durumda mal veya ambalajın tescili marka
sahibine mal veya ambalaj için inhisari bir hak sağlamaz.
b) Hizmet
Markası Nedir?
Bir işletmenin
hizmetlerini diğer işletmelerin hizmetlerinden ayırt etmeye
yarayan işarettir.
c) Ortak Marka
Nedir?
Ortak marka,
üretim veya ticaret veya hizmet işletmelerinden oluşan bir
grup tarafından kullanılmak üzere, grubu oluşturan
işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal
veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan işarettir.
d) Garanti
Markası Nedir?
Garanti
markası, marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı
olan bir işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılmamak
koşuluyla, marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme
tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini, üretim
usullerini, coğrafi menşelerini, ve kalitesini garanti
etmeye yarayan işarettir.
2. Hangi Durumlarda Marka Sahibinin, İzni Olmaksızın
kullanılan, markasının kullanılmasını önleme hakkı vardır?
Aşağıda
belirtilen hallerde marka sahibinin, izni alınmadan
markasının kullanılmasının önlenmesini talep etme yetkisi
vardır.
Markanın tescil
kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak,
tescilli markayla aynı olan herhangi bir işaretin
kullanılması,
Tescilli bir
marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın
kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya
hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk üzerinde, işaret ile
tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil,
karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin
kullanılması,
Tescilli marka
ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamı mal
veya hizmetlerle benzer olmayan mal veya hizmetlerde
kullanılması halinde, tescili istenen işaretin
kullanılmasıyla tescilli markanın itibarından dolayı haksız
avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici
karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin
kullanılması.
3. Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı Uyarınca Hangi
Faaliyetler Kısıtlanabilir?
İşaretin mal
veya ambalajı üzerine konulması,
İşareti taşıyan
malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim
edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında
hizmetlerin sunulması veya sağlanması,
İşareti taşıyan
malın ithali veya ihracı,
İşaretin
teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması.
4. Tescilli Markanın Hukuki Olarak Sağladığı Haklar
Nelerdir?
556 sayılı
Kararname'nin, tescilli markalara sağladığı koruma
a) Markanın
tescil kapsamına giren aynı veya benzeri mal veya
hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayı, benzerlerini ve
halk üzerinde tescilli marka ile karıştırılma ihtimali olan
herhangi bir işaretin tescilli markanın itibarından dolayı
haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt
edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir
işaretin izinsiz kullanılmasının önlenmesini isteme,
b) Tescilin
hukuki olarak sağlayacağı tescilli bir markanın başkasına
devir edilebilirliği, miras yolu ile intikal edilebilirliği,
kullanma hakkının lisans konusu olabilirliği, rehin ve
teminat olarak gösterilebilirliği gibi haklardır.
Bu tür haklar
başvurular için de geçerlidir.
Tescilsiz marka
kullananlar, belirtilen bu haklardan yararlanamazlar.
5. Marka Hakkına Tecavüz Halleri ve Uygulanacak Cezalar
Nelerdir?
a) Markanın
tescil kapsamına giren aynı veya benzeri mal veya
hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayı, benzerini ve
halk üzerinde tescilli marka ile karıştırılma ihtimali olan
herhangi bir işaretin tescilli markanın itibarından dolayı
haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt
edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir
işaretin izinsiz olarak mal veya ambalajı üzerine konulması
işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla
stoklanması, teslim , edilebileceğinin teklif edilmesi veya
o işaretin altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması,
işareti taşıyan malın ithali veya ihracı, işaretin,
teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması,
b) İzinsiz
olarak markanın veya benzerinin taklit edilmesi,
c) Bilindiği
veya bilinmesi gerektiği halde markayı taşıyan ürünleri
satmak, dağıtmak ve ya başka bir şekilde ticaret alanına
çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla
elde bulundurmak,
d ) Sözleşmeye
dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek
veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek ,
e) Yukarıda
yazılı eylemlere katılmak veya yardımcı olmak veya bunları
teşvik etmek veya hangi şekil ve koşulda olursa olsun bu
eylemlerin yapılmasını kolaylaştırmak,
f) Kendisinde
bulunan ve başkası adına tescilli bu markayı veya ayırt
edilmeyecek derecede benzerini taşıyan ürünün veya ticaret
alanına çıkarılan malın nereden alındığını veya nasıl
sağlandığını belirtmekten kaçınmak, marka hakkına tecavüz
sayılan hallerdir.
4128 sayılı
Kanun'un 5. Maddesi ile 556 sayılı KHK'ya eklenen 61/A
maddesinde belirtildiği üzere;
a)Marka hakkı
sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini
gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya
veya ambalajı üzerinde konulmuş, marka koruması olduğunun
belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar, kendisini
haksız olarak marka başvurusu veya marka hakkı sahibi olarak
gösterenler hakkında, bir yıldan iki yıla kadar hapis
cezasına ve üçyüz milyon liradan 600 milyon liraya kadar
para cezasına,
b)Hak ve
alakası olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığını
bilmesi gerektiği halde, marka korumasına ilişkin mevzuatın
devir ve intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde
yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı
başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklar üzerinde
herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir marka
hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya
marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korumasından doğan
hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya
başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya
ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken
korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını
uyandıracak şekilde, işaretler koyan veya bu amaçla yazılı
ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı,
işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında, iki yıldan üç
yıla kadar hapis cezasına ve altıyüz milyon liradan bir
milyar liraya kadar para cezasına,
c)Kararnamenin
61 inci maddesinde yazılı fiillerden birini işleyenler
hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına ve
altıyüz milyon liradan bir milyar liraya kadar para
cezasına, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere
kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine
hükmolunur.
d)Yukarıda
yazılı suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin
çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine
işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan
işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve
sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de
cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken bu
maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi,
masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur.
e)Fiile iştirak
edenler hakkında olayın mahiyetine göre Türk Ceza Kanununun
64,65,66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Bu maddede
sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.
f)Marka
korumasından doğan hakları tecavüze uğrayanlar, Enstitü 5590
veya 507 sayılı kanunlara tabi kuruluşlar ve Tüketici
Dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fiil ve
failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde
yapılması gerekir. Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayetler
acele işlerden sayılır.
6. Marka Korumasından Kimler Yararlanabilir?
Türkiye'de
marka korumasında; Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde
ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan
gerçek veya tüzel kişilerce veya Paris Sözleşmesi yahut
Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması'na taraf devlet
vatandaşı olarak başvuru hakkına sahip kişiler yararlanır.
Yukarıdaki
paragraf kapsamına girmemekle beraber, Türkiye Cumhuriyeti
uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen marka koruması
tanınmış yabancı devletlerin gerçek veya tüzel kişileri de
karşılıklılık ilkesi uyarınca 'Türkiye'de marka korumasından
aynı şekilde yararlanır.
7. Karşılıklılık İlkesi Nedir?
Bir
ülkenin; kendi vatandaşlarına diğer ülkede belirli konularda
hak tanınması halinde; buna karşılık olmak üzere, anılan
diğer ülkenin vatandaşlarına benzer hakları tanıması veya
ulusal muamele ilkesini uygulaması karşılıklılık ilkesi
olarak tanımlanmaktadır. Bu ilke hukuken veya fiilen (de
facto) uygulanabilir. Karşılıklılık iki ülke arasındaki
ikili anlaşma ile hukuken sağlanabileceği gibi, bir hukuki
metin olmamakla birlikte fiili uygulama ile de tesis edilmiş
olabilir.
8. Tescilli Markayı Kullanmamanın Sonucu Nedir?
Hangi Hallerde
Marka İptal Edilir. Markanın iptali kararını kim verir?
Tescilli bir markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl
içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu
kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi
halinde, marka iptal edilir. Bu gibi durumlarda iptal
yetkisi yetkili mahkemelere aittir.
9.Markayı Kullanma Kabul Edilen Durumlar Nelerdir?
a)Tescilli
markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın
farklı unsurlarla kullanılması,
b) Markanın
yalnız ihracat amacıyla mal yada ambalajlarında
kullanılması,
c) Markanın
marka sahibinin izni ile kullanılması,
d) Markayı
taşıyan malın ithalatı,
markayı
kullanma sayılan durumlardır.
10. Marka Devri Nedir? Nasıl
Gerçekleştirilir?
Marka devri;
markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin tamamı veya
bir kısmı üçüncü şahıslara devredilmesidir.
Mahkeme
kararının sonucu olan devir hariç markanın devri yazılı
olarak yapılır ve devir sözleşmesi taraflarca imzalanır.
Markalar siciline kaydedilmeyen devir, üçüncü kişilere karşı
marka hakkı olarak ileri sürülemez.
Bir işletmenin
aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksi
kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini
kapsar. Bu hüküm, işletmenin devrine, sözleşmeden doğan
yükümlülük halinde uygulanır.
Marka devrinin
sicile işlenmesi için, markanın tescil edildiği mal veya
hizmetlerin coğrafi kaynağı kalitesi veya markanın kendisi
ile ilgili olarak halkı yanılgıya düşürebilecek nitelikte
ise, yeni marka sahibi halkı yanılgıya düşürmeyecek şekilde
mal veya hizmetlerde marka tescilinin sınırlı bir hale
getirilmesini kabul etmesi gerekir.
Ayrıca tescilli
bir markanın devri sırasında, devredenin, aynı veya ayırt
edilemeyecek derecede benzer olan ve benzer mal veya
hizmetler için tescilli başka markaları bulunuyorsa, bu
markalarının da devredilmesi gerekir. Aksi halde devir
işlemi Enstitü tarafından yapılmaz.
11. Markada Lisans ve Lisans Şartları Nelerdir?
Tescilli
bir markanın kullanım hakkı (lisans) tescil edildiği mal
veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı lisans yoluyla üçüncü
kişilere verilebilir.
Lisans inhisari
lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir.
İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren
başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça
kendisi de markayı kullanamaz. Lisans sözleşmesinde aksi
kararlaştırılmamışsa inhisari lisansa sahip olan kişi,
üçüncü kişiler tarafından marka sahibinin markadan doğan
haklarına tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin
yasalar uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabilir.
İnhisari olmayan lisans sahiplerinin dava açma hakkı yoktur.
Aksi sözleşmede
kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan
haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans
veremez. Lisans hakkı alan kişi, markanın koruma süresinde
markanın kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta
bulunabilir.
Marka sahibi,
talimatlarıyla uygunluk içinde, lisans alan tarafından
üretilen malın veya sunulan hizmetlerin kalitesini garanti
edecek önlemleri alır.
Sözleşme
şartlarının lisans alan tarafından ihlali halinde, tescilli
bir markadan doğan haklar, lisans alana karşı, dava yoluyla
ileri sürülebilir.
Lisans markalar
siciline kayıt edilmediği sürece, iyi niyetli üçüncü
kişilere karşı ileri sürülemez.
12. Markada Unvan, Nevi ve Adres Değişikliği Nedir?
Marka
sahibinin tescil sonrası unvanını, şirket nevini (çeşidini)
ve adresini değiştirmiş olması durumudur. Bu değişikliklerin
markalar siciline işlenmesi gerekir.
Söz konusu
değişiklikler ya marka sahibinin talebi üzerine yapılır, ya
da marka sahibinin yeni bir marka başvurusu sırasında tespit
edildiğinde, markalar sicilinde adına kayıtlı bulunan
markalarının ve başvurularının tamamı üzerinde bu
değişikliklerin yapılması Enstitü tarafından istenir ve
yapılır. Bu tür değişiklikler marka tescil başvurularına da
uygulanabilir.
13. Tescilli Markaların Koruma Süresi ve Yenileme Nasıldır?
Tescilli
markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on
yıldır. Bu süre onar yıllık dönemler halinde sonsuz sayıda
yenilenebilir.
Koruma süresi
sona eren marka, sahibinin veya onun yetkili kıldığı vekilin
talebi halinde yenilenir. Yenileme talebinin yapılması
koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden önceki altı
ay içinde gerçekleştirilir. Bu sürenin kaçırılması
durumunda, yenileme talebi, ek ücret ödenmesi koşuluyla,
koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden itibaren altı
aylık süre uzatımı içinde de yapılabilir.
Yenileme süresi
mevcut tescilin sona erdiği gün başlar. Yenileme sicile
kayıt edilir ve yayınlanır. Koruma süresinin bitiminden
itibaren altı aylık süre içerisinde yenilenmeyen markalar
hükümsüz sayılır.
14. Marka Hakkı Nasıl Sona Erer?
İki nedenle
marka hakkı sona erer:
Markanın süresi
içinde yenilenmemesi, Marka sahibinin marka hakkından
vazgeçmesi.
15. Marka Hakkından Vazgeçme Nedir?
Marka sahibi,
yazılı olarak Enstitüye bildirmek üzere, markanın
kullanılacağı malların veya hizmetlerin tamamından ya da bir
kısmından vazgeçebilir. Vazgeçme marka siciline kayıt tarihi
itibariyle hüküm doğurur.
Marka siciline
kayıt edilmiş hakların ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça
marka üzerinde, bir üçüncü kişi tarafından hak sahipliği
iddia edilmekte ise, onun izni olmadıkça da marka hakkından
vazgeçilemez.
16. Yoksun Kalınan Kazancın Anlamı Nedir?
Nasıl Saptanır?
Artırımı Nasıl Olur? Marka sahibinin uğradığı zarar, sadece
fiili kaybın değerini değil, ayrıca marka hakkına tecavüz
dolayısıyla yoksun kalınan kazancı da kapsar.
Yoksun kalınan
kazanç, zarar gören marka sahibinin seçimine bağlı olarak,
aşağıdaki değerlendirme usullerinden birine göre hesap
edilir.
a)Marka hakkına
tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın
kullanılması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre,
b) Marka
hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde
ettiği kazanca göre,
c) Marka
hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile
hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödenmesi
gereken lisans bedeline göre.
Yoksun kalınan
kazancın hesaplanmasında özellikle markanın ekonomik önemi,
marka hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi ve
tecavüz sırasında markaya ilişkin lisansların sayısı ve
çeşidi gibi etkenler göz önünde tutulur.
Marka üzerinde
tasarruf yetkisi olan kişi, yoksun kalınan kazancın
hesaplanmasında belirtilen değerlendirme usullerinden birini
seçmişse; mahkeme, ürünün satışında markanın ekonomik
bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu kanaatına vardığı
takdirde, kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha
eklenmesine karar verir.
Markanın ilgili
ürüne ekonomik bakımdan önemli bir katkısının olduğunun
kabul edilebilmesi için, ilgili ürüne olan talebin
oluşmasında markanın belirleyici etken olduğunun anlaşılmış
olması gerekir.
17. Markada Tazminat Nedir?
Marka sahibinin
izni olmaksızın, marka taklit edilerek üretilen ürünü
üreten, satan, dağıtan veya başka bir şekilde ticaret
alanına çıkaran veya bu amaçlar için ithal eden veya ticari
amaçla elde bulunduran kişi, hukuka aykırılığı gidermek ve
sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Taklit markayı
herhangi bir şekilde kullanmakta olan kişi, marka sahibinin
markanın varlığından ve tecavüzden kendisini haberdar etmesi
ve tecavüzü durdurmasını talep etmesi halinde veya
kullanmanın kusurlu bir davranış teşkil etmesi halinde,
sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
18.Markanın İtibarı Zarara Uğrarsa Marka Sahibi Tazminat
İsteyebilir mi?
556 sayılı
KHK'nin 68 inci maddesi 'Markanın İtibarı' başlığı altında
"Marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya
uygun olmayan bir şekilde kullanılması sonucunda, markanın
itibarı zarara uğrarsa, marka sahibi, bu nedenle, ayrıca
tazminat isteyebilir. " hükmü ile marka sahibinin tazminat
isteyebileceğini hüküm altına almıştır.
19. Yurt Dışında Marka Tescili Nasıl Yapılır?
Türkiye
dışındaki bir ülkede marka tescil ettirmek için, öncelikle
marka tescili yapılacak ülkenin Paris Sözleşmesi yahut Dünya
Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması'na üye olması, bu
anlaşmaları kabul etmemiş olmakla birlikte karşılıklılık
ilkesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişileri
kanunen veya fiilen marka koruması tanınmış veya tanıdığını
yazılı olarak bildirmiş olması gerekir.
Marka, tescil
edildiği ülkeye münhasırdır. Bir marka, tescil ettirileceği
ülkenin kanun ve kurallarına uygun olarak tescil
ettirilebilir.
20. Bir Ülkede Tescil Edilen Markanın Tüm Dünyada Geçerli
Olacağı Düşüncesi Kamuoyunda Yaygındır Bu Doğru Mudur?
Bir ülkede
tescil edilen markanın tüm dünyada geçerli olacağı düşüncesi
kamuoyunda yaygın da olsa veya olumlu bir yaklaşım gibi de
görünse doğru değildir. Her ülkenin sınai ve fikri haklarla
ilgili ulusal yasaları vardır. Bu yasalar önde gelir.
Bir marka,
ilgili ülkede, o ülkenin yasaları kapsamında
korunmaktadır.Bunun içindir ki, marka kullanılacağı ülkenin
yasaları çerçevesinde tescil ettirilmelidir.
Ülkemizde bir
işaret ancak tescil ettirilirse marka olarak hüküm ifade
etmekte ve yasalarla korunmaktadır.
21. Marka Tescil Başvurusunun Reddine Neden Olabilecek
Mutlak (Kesin) Nedenler Nelerdir?
Bir işletmeye
ait mal veya hizmetleri diğer işletmelerinkinden ayırt edici
özelliği bulunmayan, çizimle görüntülenemeyen veya benzer
biçimde ifade edilemeyen, baskı yoluyla yayınlanamayan
işaretler,
Aynı veya aynı
türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya
daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı
veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olan markalar,
Ticaret
alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer,
coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği,
hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve
hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten
işaret ve adlandırmaları tek başına içeren markalar,
Malın özgün
doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik sonucu
elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya
mala asli değerini veren şekli içeren işaretler,
Mal veya
hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi
kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar,
Yetkili
makamlardan kullanmak için izin alınmamış ve dolayısıyla
Paris Sözleşmesi'nin 2 inci mükerrer 6 ıncı maddesine göre
reddedilecek markalar,
Paris
Sözleşmesi'nin 2 inci mükerrer 6 ıncı maddesi kapsamı
dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, kültürel
değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin
tescil izni vermediği diğer armalar, amblemler veya
nişanları içeren markalar,
Sahibi
tarafından izin verilmeyen Paris Sözleşmesi'nin 1 inci
mükerrer 6 ıncı maddesine göre tanınmış markalar,
Dini değerleri
ve sembolleri içeren markalar,
Kamu düzenine
ve genel ahlaka aykırı markalar, redde neden olabilecek
işaretler ve markalardır,
22. Marka Reddine Neden Olabilecek Kesin Nedenlerde İstisna
Var mıdır? Var İse Nelerdir?
Bir marka,
tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar
veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt
edici bir nitelik kazanmış ise 7. maddenin b,c ve d
bentlerine göre tescili reddedilemez.
23. Rüçhan Nedir?
Marka
Tescilinde Rüçhan Hakkı Nasıl Elde Edilebilir? Rüçhan,
önceden doğan hak nedeniyle sıralamada öne geçme hakkıdır.
Önceden doğan hak, bir başka ülkede tescil başvurusu,
tescil, sergileme gibi yollarla elde edilir.
Marka tescil
başvurularında iki yolla rüçhan hakkı elde edilmektedir.
1- Uluslararası
sözleşmelere dayanan marka tescil başvurularından doğan
rüçhan hakkı: Türkiye'de rüçhan hakkından yararlanabilmek
için Paris Sözleşmesi'ne üye ülkelerden birinde, bir
markanın tescili için usulüne uygun olarak yapılan başvuru
tarihinden itibaren altı ay içinde aynı markayı Türkiye'de
tescil ettirmek için yapacakları başvuruda rüçhan (öncelik)
hakkından yararlanabilirler.
2- Marka tescil
ettirilebilecek ülkelerdeki ulusal veya uluslararası düzeyde
resmi olarak açılan sergilerde mal veya hizmetlerini
sergileyenler, sergideki gösterim tarihinden itibaren altı
ay içinde Türkiye'de marka tescil ettirmek için başvuru
yaptıklarında rüçhan hakkından yararlanabilirler.
Rüçhan
hakkından yararlanmak isteyenler, uluslararası sözleşmelere
dayanan başvurudan veya sergilerdeki gösterim hakkından
doğan rüçhan hakkını kullanma konusunda durumlarını resmi
olarak belgelendirmelidirler.
Başvuru tarihi
itibariyle hüküm ifade eden marka rüçhanlı başvurunun
değerlendirmedeki önceliği rüçhan tarihinde başlar.
24. Markalarda İlan Sistemi Nedir?
Marka tescil
başvurusu usulüne uygun olarak yapılan ve tescil edilmesini
engelleyen herhangi bir neden olmayan marka tescil
başvurularının üçüncü kişilerin görüş ve değerlendirmesine
açık olmak üzere Resmi Marka Bülteni'nde ilan edilmesidir.
Bir marka tescil başvurusunun, tescil edileceğinin resmi
olarak kesinleşmesi için Resmi Marka Bülteninde yayınlanarak
üç ay ilanda kalması ve bu süre içinde üçüncü kişiler
tarafından tescil başvurusuna herhangi bir itiraz gelmemiş
olması gerekmektedir. Tescil başvurusuna başvurunun reddi
ile sonuçlanacak bir itirazın gelmemiş olması gerekmektedir.
25. Markanın Sağladığı Haklar Üçüncü Kişilere Karşı Ne Zaman
Hüküm İfade Eder ve Nasıl Değerlendirilir?
Markanın
sağladığı haklar üçüncü kişilere karşı tescilli yayın tarihi
itibariyle hüküm ifade eder. Markanın tescili için yapılacak
başvurunun yayınlanmasından sonra doğabilecek durumlarla
ilgili olarak tazminat başvurunun yayını ile doğan haklar,
tescilin yayını ile birlikte tescilli markadan doğan
hakların kapsamı içinde değerlendirilir. Mahkeme öne sürülen
iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin
yayınlanmasından önce karar veremez.
26. Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamında İstisna Var
mıdır?
Tescille
doğan hakların kapsamında istisna, dürüstçe ve ticari veya
sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla
üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle
ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi
kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere
ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından
engellenemez.
27. Marka Tescilinden Doğan Haklar Nasıl Tüketilir?
Tescilli bir
markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak, marka
sahibi tarafından veya onun izniyle Türkiye'de ilk kez
piyasaya sunulmasından sonra piyasaya sürülen bu mallarla
ilgili fiiller marka tescilinden doğan hakkın kapsamı
dışında kalır.
Marka sahibinin
yukarıdaki Paragraf kapsamına girmesine rağmen, malın
piyasaya sunulmasından sonra üçüncü kişiler tarafından
değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı
kullanmalarını önleme yetkisi vardır.
28. Hükümsüzlük Halleri Nelerdir? Hükümsüzlüğü Kimler, Nasıl
İsteyebilir?
Yetkili
mahkeme tarafından karar verilebilecek hükümsüzlük halleri
şunlardır:
556 sayılı
KHK'nin 7. maddesinde sayılan haller. Ancak 7. maddenin (i)
bendinde belirtilen tanınmış markalarla ilgili davanın
tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde açılması gerekir.
Markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye
bağlı değildir.
Kararnamenin 8.
maddesinde sayılan haller. Ancak 8. maddenin son fıkrası
çerçevesinde açılan davada önceki hak sahibi koruma
süresinin bitiminden itibaren iki yıl içerisinde markasını
kullanmamışsa bu bir hükümsüzlük nedeni sayılmaz.
Kararnamenin
l4.maddesinde belirtilen kullanıma aykırılık. Ancak beş
yılın dolması ile davanın açıldığı tarih arasında ciddi
biçimde kullanma hükümsüzlük nedeni sayılmaz. Dava açılacağı
düşünülerek kullanma gerçekleşmiş ise, mahkeme davanın
açılmasından önceki üç ay içerisinde gerçekleşen
kullanılmayı dikkate almaz.
Marka sahibinin
davranışları nedeniyle marka mal ve hizmetler için yaygın
bir ad haline gelmesi,
Hak sahibi veya
yetkili kıldığı kişi tarafından kullanım sonucunda tescil
edildiği mal veya hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim
yeri ve coğrafi kaynağı konusunda halkta yanlış anlama
ihtimalinin var olması,
Ortak ya da
garanti markalarının teknik yönetmeliğine aykırı kullanımı.
Hükümsüzlük
nedenleri markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin
bazılarına ilişkin bulunuyorsa, yalnız o mal veya hizmet ile
ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verilebilir.
Markanın
hükümsüzlüğünü, zarar gören kişiler, Cumhuriyet Savcıları ve
ilgili resmi makamlar ilgili mahkemeden isteyebilir.
29. Hükümsüzlüğün Etkileri Geçmişe Yansır mı?
Markanın
hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde karanın sonuçları
geçmişe etkilidir. Ancak marka sahibinin kötü niyetli olarak
hareket etmesinden kaynaklanan, zararın giderilmesine
ilişkin tazminat talepleri saklı kalmak üzere hükümsüzlüğün
geriye dönük etkisi şu durumları etkilemez:
Markanın
hükümsüz sayılmasından önce, bir markaya tecavüz sebebiyle
verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
Markanın
hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, yapılmış ve uygulanmış
sözleşmeler. Ancak hal ve şartlara göre, haklı sebeplerde
hakkaniyet düşüncesi ile sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin
kısmen veya tamamen iadesi mümkündür.
Bir markanın
hükümsüzlüğüne ilişkin karar herkese karşı hüküm doğurur
30. Marka Konuları ile İlgili Olarak Enstitü Nezdinde Kimler
İşlem Yapabilir?
Enstitü
nezdinde marka konularında işlem yetkisi olanlar;
a) Gerçek veya
tüzel kişiler. Tüzel kişiler yetkili organları tarafından
tayin edilen kişi veya kişilerce temsil edilir
b) Marka
vekilleri. İkametgahı yurtdışında bulunanlar –Madrid
Protokolü vasıtasıyla başvuruda bulunanlar hariç– ancak
marka vekilleri aracılığıyla temsil edilirler.
31. Ticari Vekil veya Temsilci Adına Tescilli Markanın
Kullanımı Yasaklanabilir mi?
Marka
sahibinin ticari vekil veya temsilcisi adına marka sahibinin
izni alınmadan marka tescili yapılması halinde; marka sahibi
kullanım için yetki vermemişse ve ticari vekil veya
temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa, marka sahibinin
markasının kullanılmasına itiraz etme hakkı ve sözkonusu
tescilin kendi lehine devredilmesini isteme yetkisi vardır.
32. Avrupa ile Gümrük Birliği başladığı için Avrupa'da daha
önce tescilli bütün markalar Türkiye'de de geçerli olmakta
mıdır?
Hayır.
Avrupa'da tescilli veya kullanılan her markanın Türkiye'de
de korunabilmesi için kesinlikle Türkiye'de de tescil
edilmesi gerekir.
33. Madrid Protokolü Ülkemizde Ne Zaman Uygulanmaya
Başlamıştır. Madrid Sistemi’nin Amaçları Nelerdir?
Madrid
Protokolü 01.01.1999 tarihi itibarıyla ülkemizde uygulanmaya
başlamıştır. Madrid Sistemi ile –protokole taraf ülkelerde
olmak kaydıyla- tek bir dil kullanarak tek bir başvuru ile
markaların uluslar arası tescilinin yanısıra yenileme,
devir, unvan ve adres değişiklikleri, eşya sınırlamaları
gibi değişikliklerin tek bir basit işlemle uluslararası
Sicile kaydedilmesi amaçlanmıştır.
34. Madrid Sisteminden Kimler Yararlanabilir?
Uluslararası
başvuru; Madrid Protokolü’ne taraf olan bir ülkede gerçek ve
etkin sınai veya ticari bir kuruluşu olan veya o ülkede
yerleşik olan veya o ülkenin tabiyetinde olan bir gerçek
veya tüzel kişi tarafından yapılabilir. Uluslararası
tescilin sağlanabilmesi için öncelikle ilgili menşe ofiste
tescilli bir markanın veya başvurunun bulunması zorunludur
ve bu tescilde veya başvuruda eşya listesinin genişletilmesi
mümkün değildir.
35. Madrid Sistemi İle Yapılan Uluslararası Tescil Esas
Markaya Ne Şekilde Bağımlıdır?
Uluslararası
tescilli marka; menşe ofiste başvuru halinde bulunan veya
tescil edilen esas markaya uluslararası tescil tarihinden
itibaren beş yıl bağımlı kalır. Eğer bu süre içinde menşe
ofisçe tescil edilen marka (yani esas tescil) mahkeme kararı
ile veya marka sahibi tarafından iptal edilirse uluslararası
tescil de iptal edilir. Uluslararası tescilin menşe ofise
yapılan bir başvuruya dayandığı durumda ise; başvuru beş
yıllık süre içinde reddedilir, geri çekilir yada başvurudan
kaynaklanan tescil bu süre içerisinde hükümsüz kalır ise
uluslararası tescil de iptal edilir. Uluslararası tescil
tarihinden itibaren beş yıllık sürenin bitiminden sonra
uluslararası tescil, esas başvurudan veya esas tescilden
bağımsız hale gelir.
36. Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır?
Uluslararası
marka tescilinin de koruma süresi on yıldır. Uluslararası
Büro, marka sahibine veya vekilin uluslararası koruma
süresinin bitiminden önceki altı ay içinde bir hatırlatma
yaparak sürenin bitmekte olduğunu bildirir.
37. Uluslararası Başvuruda Bulunmak İçin Gerekli Belgeler
Nelerdir?
Bilgisayar
veya daktilo ile eksiksiz ve doğru olarak doldurulmuş
başvuru formu (eksiksiz olarak doldurulmuş “Ücret Hesaplama
Sayfası” ile birlikte; uluslararası marka tescil başvurusu
işlem ücretinin yatırıldığını gösterir banka dekont aslı;
başvuru sahibinin ticaretle, imalatla uğraştığını gösterir
belge aslı veya sureti. |